Аватар канала Medrese Dersleri

Medrese Dersleri

@medresedersleri

Medreselerde Okutulan Derslere dair görsel, sesli ve yazılı Dersler paylaşılmaktadır. Kanal Ders Arşivi @medresedersleri_arsiv 📬İletişim: Telegram: @medresedersleri_bot mail: irtibat99@gmail.com

ПроектыTRРелигия

12,500подписчиков

Открыть канал

Последние посты

  • Medrese Dersleri

    22 сент., 07:00

    الْعِلْمُ مَا نَفَعَ لَيْسَ الْعِلْمُ مَا حُفِظَ İlim, fayda verendir; sadece ezberlenen şey ilim değildir. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    22 сент., 05:05

    الدَّرْسُ السَّابِعُ وَالثَّلَاثُونَ: الْحُسْنُ وَالْقُبْحُقَالَ التَّفْتَازَانِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: اَلْحُسْنُ وَالْقُبْحُ عِنْدَ أَهْلِ السُّنَّةِ شَرْعِيَّانِ، وَعِنْدَ الْمُعْتَزِلَةِ عَقْلِيَّانِ، فَلَا حُكْمَ قَبْلَ وُرُودِ الشَّرْعِ.HÜSÜN VE KUBUH MESELESİ Taftâzânî'nin beyanına göre: Ehl-i sünnete göre güzellik ve çirkinlik şer'îdir; Mu'tezile'ye göre aklîdir. Şeriat gelmeden önce bir hüküm yoktur.İzah: Mu'tezile, aklın tek başına bir fiilin vücûb yahut hurmetine hükmedebileceğini savunur. Ehl-i sünnet ise akla idrâk kabiliyeti tanır, fakat hüküm koyma yetkisi tanımaz. Yani akıl adaletin güzel, zulmün çirkin olduğunu kavrayabilir; ancak "bu vâciptir, bu haramdır" hükmü ancak şeriatla sabit olur. Mâtürîdîler bu meselede Eş'arîlerden bir miktar ayrılarak akla daha geniş bir idrâk sahası tanırlar.Kaynak: Taftâzânî, Şerhu'l-Akāid, Hüsün ve kubuh bahsi #ŞerhulAkaidNotları @medr
  • Medrese Dersleri

    21 сент., 07:00

    لَيْسَ بَعْدَ الْفَرَائِضِ أَفْضَلُ مِنْ طَلَبِ الْعِلْمِ Farzlardan sonra ilim talebinden daha faziletli bir amel yoktur. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    21 сент., 05:05

    الدَّرْسُ السَّادِسُ وَالثَّلَاثُونَ: التَّكْلِيفُ بِمَا لَا يُطَاقُقَالَ اللهُ تَعَالَى: ﴿لَا يُكَلِّفُ اللهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا﴾ قَالَ النَّسَفِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: «وَلَا يُكَلِّفُ اللهُ تَعَالَىٰ عَبْدَهُ بِمَا لَيْسَ فِي وُسْعِهِ.»GÜÇ YETMEYENİN TEKLÎFİ Nesefî (rh.) der ki: "Allah Teâlâ kuluna gücünün yetmeyeceği şeyi teklif etmez."İzah: Burada kelâmcılar iki türlü "güç yetmeyen"i ayırırlar. Birincisi zâtında muhal olandır: iki zıddın bir anda toplanması gibi. Bununla teklîf vâki değildir. İkincisi ise mümkün olmakla beraber kişinin âdeten yapamayacağı şeydir. Ehl-i sünnete göre teklîf, kişinin âlet ve imkânlarının elverdiği daire ile sınırlıdır. Bu kaide, dinin kolaylık üzere kurulduğunun ve hiç kimsenin haksız yere hesaba çekilmeyeceğinin teminatıdır.Kaynak: Taftâzânî, Şerhu'l-Akāid, Teklîf bahsi #ŞerhulAkaidNotları @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    20 сент., 07:00

    مَنْ أَرَادَ الدُّنْيَا فَعَلَيْهِ بِالْعِلْمِ وَمَنْ أَرَادَ الْآخِرَةَ فَعَلَيْهِ بِالْعِلْمِ Kim dünyayı isterse ilme sarılsın, kim âhireti isterse ilme sarılsın. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    20 сент., 05:05

    الدَّرْسُ الْخَامِسُ وَالثَّلَاثُونَ: الِاسْتِطَاعَةُقَالَ النَّسَفِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: «وَالِاسْتِطَاعَةُ مَعَ الْفِعْلِ، وَهِيَ حَقِيقَةُ الْقُدْرَةِ الَّتِي يَكُونُ بِهَا الْفِعْلُ.»İSTİTÂAT Nesefî (rh.) der ki: "İstitâat fiil ile beraberdir; o, kendisiyle fiilin meydana geldiği kudretin hakikatidir."İzah: İstitâat iki manaya gelir. Birincisi âletlerin sağlamlığı ve sebeplerin uygunluğudur; bu fiilden önce bulunur ve teklîf buna bağlanır. Nitekim hastaya hac emredilmez. İkincisi fiili doğrudan meydana getiren hakikî kudrettir; işte bu, fiil ile beraber yaratılır, öncesinde bulunmaz. Taftâzânî'nin bu ayırımı sayesinde hem "Allah kimseye gücünün üstünde teklif etmez" âyeti hem de kulun her an Allah'a muhtaç oluşu birlikte anlaşılır.Kaynak: Taftâzânî, Şerhu'l-Akāid, İstitâat bahsi #ŞerhulAkaidNotları @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    19 сент., 07:00

    لَيْسَ الْيَتِيمُ مَنْ مَاتَ وَالِدُهُ بَلِ الْيَتِيمُ يَتِيمُ الْعِلْمِ وَالْأَدَبِ Yetim, babası ölen değildir; asıl yetim ilim ve edepten yoksun olandır. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    19 сент., 05:05

    الدَّرْسُ الرَّابِعُ وَالثَّلَاثُونَ: رَدُّ الْجَبْرِيَّةِ وَالْقَدَرِيَّةِقَالَ التَّفْتَازَانِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: اَلْجَبْرِيَّةُ نَفَتِ الِاخْتِيَارَ عَنِ الْعَبْدِ رَأْسًا، وَالْقَدَرِيَّةُ جَعَلَتِ الْعَبْدَ خَالِقًا لِفِعْلِهِ، وَأَهْلُ السُّنَّةِ بَيْنَ ذَٰلِكَ.CEBRİYYE VE KADERİYYE'NİN REDDİ Taftâzânî'nin beyanına göre: Cebriyye kuldan ihtiyarı büsbütün kaldırmış, Kaderiyye ise kulu kendi fiilinin yaratıcısı kılmıştır. Ehl-i sünnet ise bu ikisinin arasındadır.İzah: Cebriyye'nin görüşü kabul edilirse emir ve nehiy abes olur, sevap ve ceza zulme döner. Kaderiyye'nin görüşü kabul edilirse mülkte Allah'tan başka yaratıcılar bulunur ve tevhid zedelenir. Ehl-i sünnetin yolu her iki neticeden de korur: kudret Allah'ın, tercih kulundur. Bu sebeple selef, "Kader Allah'ın sırrıdır" demiş ve tafsiline dalmayı hoş görmemiştir; makbul olan, sınırı bilerek teslim olmaktır.Kaynak:
  • Medrese Dersleri

    18 сент., 08:00

    من قرأ سورة الكهف في يوم الجمعة أضاء له من النور ما بينه وبين الجمعتين"Her kim Kehf Sûresini Cuma günü okursa, iki Cuma arası nur ile aydınlatılır." (Müslim) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    18 сент., 07:00

    شَكَوْتُ إِلَى وَكِيعٍ سُوءَ حِفْظِي فَأَرْشَدَنِي إِلَى تَرْكِ الْمَعَاصِي Hocam Vekî'e hafızamın zayıflığından şikâyet ettim; bana günahları terk etmemi tavsiye etti. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    18 сент., 05:05

    الدَّرْسُ الثَّالِثُ وَالثَّلَاثُونَ: الْكَسْبُقَالَ النَّسَفِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: «وَلِلْعِبَادِ أَفْعَالٌ اخْتِيَارِيَّةٌ يُثَابُونَ بِهَا وَيُعَاقَبُونَ عَلَيْهَا، وَالْحَسَنُ مِنْهَا بِرِضَا اللهِ تَعَالَىٰ، وَالْقَبِيحُ مِنْهَا لَيْسَ بِرِضَاهُ.»KESB MESELESİ Nesefî (rh.) der ki: "Kulların ihtiyarî fiilleri vardır; bunlarla sevap kazanır ve bunlardan dolayı cezalandırılırlar. Bu fiillerin güzel olanı Allah Teâlâ'nın rızâsıyladır; çirkin olanı ise rızâsıyla değildir."İzah: Kesb, kulun cüz'î iradesini bir fiile yöneltmesidir; yaratma ise Allah'a aittir. Bir misalle: kalemi tutan ve harekete niyet eden kuldur, fakat o hareketi ve yazının vücuda gelmesini yaratan Allah'tır. İnsan kendi fiilinde zorlandığını değil, seçtiğini vicdanen bilir; titreyen elin hareketi ile isteyerek uzatılan el arasındaki farkı herkes ayırt eder. İşte mesuliyet bu farkın üzerine kurulur.Kaynak: Taftâzân
  • Medrese Dersleri

    17 сент., 07:00

    الْعِلْمُ نُورٌ وَنُورُ اللَّهِ لَا يُهْدَى لِعَاصٍ İlim bir nurdur; Allah'ın nuru ise âsî olana verilmez. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    17 сент., 05:05

    الدَّرْسُ الثَّانِي وَالثَّلَاثُونَ: خَلْقُ أَفْعَالِ الْعِبَادِقَالَ النَّسَفِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: «وَاللهُ تَعَالَىٰ خَالِقُ أَفْعَالِ الْعِبَادِ كُلِّهَا مِنَ الْكُفْرِ وَالْإِيمَانِ وَالطَّاعَةِ وَالْعِصْيَانِ، وَهِيَ كُلُّهَا بِإِرَادَتِهِ وَمَشِيئَتِهِ وَحُكْمِهِ وَقَضَائِهِ وَقَدَرِهِ.»KULLARIN FİİLLERİNİN YARATILMASI Nesefî (rh.) der ki: "Allah Teâlâ kulların bütün fiillerinin yaratıcısıdır: küfür ve îmân, tâat ve isyan hepsi böyledir. Bunların tamamı O'nun iradesi, meşîeti, hükmü, kazâsı ve kaderi iledir."İzah: Bu, kader bahsinin ana kaidesidir. Yaratmak Allah'a, kazanmak (kesb) kula aittir. Mu'tezile, "Allah kötüyü yaratmaz" diyerek kulu kendi fiilinin yaratıcısı saymış ve böylece mülkte ortak kabul etmiştir. Cebriyye ise kulun hiçbir dahli olmadığını söyleyip teklîfi iptal etmiştir. Ehl-i sünnet ikisi arasındadır: yaratan Allah'tır, fakat kul kendi ihtiyarıyla kesbeder
  • Medrese Dersleri

    16 сент., 07:00

    أَخِي لَنْ تَنَالَ الْعِلْمَ إِلَّا بِسِتَّةٍ ذَكَاءٌ وَحِرْصٌ وَاجْتِهَادٌ وَبُلْغَةٌ وَصُحْبَةُ أُسْتَاذٍ وَطُولُ زَمَانٍ Kardeşim! İlmi ancak altı şeyle elde edebilirsin: Zekâ, hırs, gayret, yeterli azık, hoca sohbeti ve uzun zaman. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    16 сент., 05:05

    الدَّرْسُ الْحَادِي وَالثَّلَاثُونَ: كَيْفِيَّةُ الرُّؤْيَةِقَالَ النَّسَفِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: «يَرَاهُ الْمُؤْمِنُونَ فِي الْجَنَّةِ لَا عَلَىٰ سَبِيلِ الْمُقَابَلَةِ وَاتِّصَالِ الْأَشِعَّةِ وَثُبُوتِ الْمَسَافَةِ بَيْنَ الرَّائِي وَبَيْنَ اللهِ تَعَالَىٰ.»RÜ'YETİN KEYFİYETİ Nesefî (rh.) der ki: "Mü'minler O'nu cennette görürler; karşı karşıya gelme, ışınların ulaşması ve gören ile Allah Teâlâ arasında bir mesafe bulunması sûretiyle değil."İzah: Bu ifade rü'yeti hem ispat hem tenzîh eder. Dünyada görmek şu şartlara bağlıdır: cismin karşıda bulunması, ışığın gelmesi, uygun bir mesafenin olması. Âhirette bu şartların hiçbiri aranmaz; Allah Teâlâ mekândan ve cihetten münezzeh olarak görülecektir. Taftâzânî burada temel kaideyi tekrar hatırlatır: rü'yet sabittir, keyfiyeti ise bize bildirilmemiştir. Sabiti inkâr etmek de, keyfiyete dalmak da hatadır.Kaynak: Taftâzânî,
  • Medrese Dersleri

    15 сент., 07:00

    الْعِلْمُ صَيْدٌ وَالْكِتَابَةُ قَيْدٌ قَيِّدْ صُيُودَكَ بِالْحِبَالِ الْوَاثِقَةِ İlim bir avdır, yazı ise onun bağıdır; avlarını sağlam iplerle bağla. (İmam Şâfiî rh) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    15 сент., 06:30

    📢ikinci el islami kitap paylaşım îlan platformu SahafIslam ve uygulamaya ait site, grup ve kanal:Grup: @sahafislamKanal: @nadirsahafweb sitesi: www.sahafislam.comAndroid İndirme Linki: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mcesen.sahafislamIOS İndirme Lİnki: https://apps.apple.com/tr/app/sahafislam/id6758525773(Uygulamaya yüklenen ilanlar kanallarda paylaşılmaktadır)
    Google PlaySahafIslam - Apps on Google PlayA platform for buying, selling, and advertising Islamic books. A place where booksellers and readers can connect.
  • Medrese Dersleri

    15 сент., 05:05

    الدَّرْسُ الثَّلَاثُونَ: جَوَازُ رُؤْيَةِ اللهِ تَعَالَىٰقَالَ اللهُ تَعَالَى: ﴿وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌ • إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌ﴾ قَالَ النَّسَفِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: «وَرُؤْيَةُ اللهِ تَعَالَىٰ جَائِزَةٌ فِي الْعَقْلِ، وَاجِبَةٌ بِالنَّقْلِ.»RÜ'YETULLAHIN CEVAZI Nesefî (rh.) der ki: "Allah Teâlâ'nın görülmesi akılda câiz, nakil ile ise vâciptir."İzah: Aklen câizdir: zira görülmenin şartı var olmaktır; Allah Teâlâ mevcut olduğuna göre görülmesi muhal değildir. Mu'tezile "görülen her şey bir cihette ve mekânda olmalıdır" diyerek rü'yeti reddetmiştir. Ehl-i sünnetin cevabı şudur: bu, bizim görmemizin şartıdır; âhirette Allah Teâlâ keyfiyetsiz, cihetsiz ve mesafesiz olarak görülecektir. Naklen vâciptir: âyet ve mütevâtir hadisler bunu sarâhaten haber vermiştir.Kaynak: Taftâzânî, Şerhu'l-Akāid, Rü'yetullah bahsi #ŞerhulAkaidNotları @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    14 сент., 07:00

    أَوَّلُ الْعِلْمِ مُرٌّ وَآخِرُهُ أَحْلَى مِنَ الْعَسَلِ İlmin başı acıdır, sonu ise baldan daha tatlıdır. (Hikmetli söz) @medresedersleri Telegram Kanalı
  • Medrese Dersleri

    13 сент., 05:05

    الدَّرْسُ التَّاسِعُ وَالْعِشْرُونَ: كَلَامُهُ لِمُوسَىٰ عَلَيْهِ السَّلَامُقَالَ اللهُ تَعَالَى: ﴿وَكَلَّمَ اللهُ مُوسَىٰ تَكْلِيمًا﴾ قَالَ النَّسَفِيُّ رَحِمَهُ اللهُ: «وَكَلَّمَ اللهُ تَعَالَىٰ مُوسَىٰ عَلَيْهِ السَّلَامُ، وَهُوَ صِفَةٌ لَهُ أَزَلِيَّةٌ.»ALLAH'IN MÛSÂ'YA (a.s.) KELÂMI Nesefî (rh.) der ki: "Allah Teâlâ Mûsâ aleyhisselâm ile konuşmuştur; kelâm O'nun ezelî bir sıfatıdır."İzah: Burada sorulan sual şudur: Kelâm ezelî ise, Mûsâ (a.s.) ezelde bulunmadığına göre nasıl işitmiştir? Cevap: Ezelî olan kelâm sıfatının kendisidir; onun belli bir kula duyurulması ise hâdistir. Nitekim Allah'ın ilmi ezelîdir, fakat bir kulun o ilme muhatap olması vakitlidir. Taftâzânî bunu şöyle özetler: sıfatın kıdemi ile taallukunun hudûsü arasında fark vardır ve bu fark gözetilmezse pek çok müşkil doğar.Kaynak: Taftâzânî, Şerhu'l-Akāid, Tekellüm bahsi #ŞerhulAkaidNotları @medresedersleri