gram news
Aile ve Çocuk Eğitimi channel avatar

Aile ve Çocuk Eğitimi

@ailecocuk

Müslüman aile Müslüman çocuğunu nasıl eğitmeli? Bu soruya çözümler arayan bir kanal İletişim: @ailecocuk_bot

ProjectsTRFamily

7,860subscribers

Open the Channel

Latest posts

  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    22 Sept, 12:00

    SÖVEN VE LÂNET EDEN OLMAMAK«لَيْسَ الْمُؤْمِنُ بِالطَّعَّانِ وَلَا اللَّعَّانِ وَلَا الْفَاحِشِ وَلَا الْبَذِيءِ»"Mü'min; çok ayıplayan, çok lânet eden, çirkin sözlü ve kaba dilli değildir." (Tirmizî, Birr)Gazâlî, çirkin ve kaba sözü dilin âfetleri arasında sayarken şunu belirtir: İnsanların bir kısmı, kabalığı açık sözlülük sanır ve kendi kusurunu meziyet olarak taşır. Oysa hakikati söylemekle kaba söylemek ayrı şeylerdir; hakikat, en güzel kelimelerle söylendiğinde de hakikattir. (Gazâlî, İhyâ, Âfâtü'l-lisân)Ev içindeki dil, çocuğun kelime hazinesinin tamamıdır. Duymadığı kelimeyi kullanamaz; sürekli duyduğu kelimeyi ise kullanmaktan kendini alamaz.Ve şu husus özellikle önemlidir: Çocuk bir küfrü ilk kullandığında verilen abartılı tepki, o kelimeyi güçlü kılar. Çocuk artık ona bir alet olarak sahiptir.Bugün için ölçü: Çocuğunuz kaba bir kelime kullandığında büyük tepki
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    22 Sept, 04:45

    BABA, CENNET KAPILARININ ORTASIDIR«الْوَالِدُ أَوْسَطُ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ فَإِنْ شِئْتَ فَأَضِعْ ذَلِكَ الْبَابَ أَوِ احْفَظْهُ»"Baba, cennet kapılarının ortasıdır. İstersen o kapıyı kaybet, istersen koru." (Tirmizî, Birr; İbn Mâce, Talâk)İbn Kayyim, anne babanın hakkı ile çocuğun hakkını birlikte ele alır ve şu dengeyi kurar: Anne babaya iyilik çocuğun vazifesidir; fakat o çocuğu, anne babaya iyilik edecek bir insan olarak yetiştirmek de anne babanın vazifesidir. Bu iki vazife birbirini besler; biri ihmal edilirse diğeri de zorlaşır. (İbn Kayyim, Tuhfetü'l-mevdûd, çocuğun terbiyesi babı)Bu denge önemlidir ve çoğu zaman tek taraflı anlatılır.Anne baba hakkı, çocuğa yıllarca anlatılır. Fakat o hakkın karşılığında anne babanın da bir vazifesi olduğu daha az konuşulur.İbn Kayyim'in başka bir eserinde geçen bir tespit meşhurdur: Nice çocuk anne babasına âsi olmuştur ki, ona bu
    34942Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    21 Sept, 12:00

    ÇOCUK CİMRİLİĞE VE KORKAKLIĞA SEBEP OLABİLİR«الْوَلَدُ مَبْخَلَةٌ مَجْبَنَةٌ مَحْزَنَةٌ»"Çocuk cimriliğe, korkaklığa ve hüzne sebeptir." (İbn Mâce, Edeb; Hâkim, Müstedrek)İbn Kayyim, bu rivayeti açıklarken şunu belirtir: Bu söz, çocuğun kötü olduğunu değil, insanın çocuğu sebebiyle bazı zaaflara düşebileceğini bildirmektedir. Çocuğu olan kişi mal biriktirmeye meyleder, tehlikeden kaçınmaya başlar ve çocuğunun başına gelecekler için üzülür. Uyarı, sevgiye değil; sevginin insanı tutsak etmesinedir. (İbn Kayyim, Tuhfetü'l-mevdûd, evlât sevgisi bahsi)Bu, çok dürüst bir tespittir ve her anne baba içinden bilir.Çocuk sahibi olduktan sonra insan daha temkinli, daha hesaplı, daha korkak olur. Risk almaz, doğru bildiğini söylemekte tereddüt eder, "başıma bir şey gelirse çocuklarım ne yapar" der.Bu duygu tabiîdir. Fakat farkında olunmadığında, insanın bütün cesaretini yer.Ve çocuk,
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    21 Sept, 04:45

    ÇOCUĞA YALNIZLIĞI DA ÖĞRETMEK﴿قُلْ إِنَّمَا أَعِظُكُم بِوَاحِدَةٍ أَن تَقُومُوا لِلَّهِ مَثْنَى وَفُرَادَى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا﴾"De ki: Size bir tek öğüt veriyorum: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkın, sonra düşünün." (Sebe' sûresi, 46)İbn Miskeveyh, insanın hem toplum içinde hem de kendi başına kalabilmesi gerektiğini belirtir. Ona göre sürekli kalabalıkta olan insan kendini kaybeder; sürekli yalnız olan ise faziletlerini kullanacak yer bulamaz. Denge, ikisinin de belli ölçüde bulunmasındadır. (İbn Miskeveyh, Tehzîbü'l-ahlâk, insanın medenî tabiatı bahsi)Bugün çocuklar hiç yalnız kalmıyor.Yalnız kalmak, sıkılmak, kendi kendine düşünmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Boşluk anında hemen bir cihaz devreye giriyor.Oysa çocuğun kendi başına kaldığı, hiç kimsenin ve hiçbir şeyin ona bir şey söylemediği zamanlar, iç sesinin duyulduğu tek zamanlardır.Bugün için ölçü:
    49454Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    20 Sept, 12:00

    ÇOCUĞA KUR'ÂN'I ERKEN ÖĞRETMEK﴿بَلْ هُوَ آيَاتٌ بَيِّنَاتٌ فِي صُدُورِ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ﴾"Hayır, o (Kur'ân), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık âyetlerdir." (Ankebût sûresi, 49)İbn Haldûn, İslâm beldelerinde çocuk eğitiminin Kur'ân ile başlamasının hikmetini şöyle açıklar: Kur'ân, çocuğun kalbine ilk yerleşen şey olduğunda, sonraki bütün öğrenmelerin temeli hâline gelir. Çocuk küçükken öğrenilen şey, sonraki bütün melekelerin üzerine kurulduğu zemindir; zemin sağlamsa bina sağlam olur. (İbn Haldûn, Mukaddime, çocuklara Kur'ân öğretimi bahsi)Âyet, Kur'ân'ın kalplerde bulunduğunu söylüyor; kâğıtta değil, kalpte.Bu, çocuğa Kur'ân öğretmenin gayesini gösterir: Kur'ân, çocuğun göğsüne yerleşmelidir. Ve bunun en kolay olduğu çağ, İbn Haldûn'un da işaret ettiği gibi, çocukluktur.Bugün için ölçü: Çocuğunuzun Kur'ân eğitimini "ileride" diye ertelemeyin.
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    20 Sept, 04:45

    ÇOCUKLARI BİRBİRİNE ÖĞRETMEN YAPMAK«بَلِّغُوا عَنِّي وَلَوْ آيَةً»"Benden bir âyet bile olsa tebliğ edin." (Buhârî, Enbiyâ)Kâbisî, sınıfta ileri seviyedeki çocukların gerideki çocuklara yardım etmesini tavsiye eder ve şunu belirtir: Öğreten çocuk, öğrettiği şeyi daha iyi kavrar; öğrenen çocuk ise akranından daha kolay öğrenir. Böylece muallim yükünü hafifletir ve çocuklar arasında yardımlaşma doğar. (Kâbisî, er-Risâletü'l-mufassala)Bu yöntem evde de kullanılabilir ve çok tesirlidir.Büyük kardeşe "kardeşine öğret" demek, ona hem sorumluluk verir hem de öğrendiğini pekiştirir. Küçük kardeş ise anne babadan değil, abisinden ablasından öğrenmeyi daha çok sever.Ve en önemlisi: Kardeşler arasında bir rekabet değil, bir bağ kurulur.Bugün için ölçü: Büyük çocuğunuza küçüğe öğretmesi için küçük bir vazife verin: bir sûre, bir dua, bir kelime. Öğreten kardeş, kardeşine düşman olmaz.
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    19 Sept, 12:00

    KARŞILIK VERMEK SILA DEĞİLDİR«لَيْسَ الْوَاصِلُ بِالْمُكَافِئِ وَلَكِنِ الْوَاصِلُ الَّذِي إِذَا قُطِعَتْ رَحِمُهُ وَصَلَهَا»"Sıla-i rahim yapan, karşılık veren değildir. Asıl sıla yapan, akrabası ilgiyi kestiğinde bağı sürdürendir." (Buhârî, Edeb)Mâverdî, iyiliğin karşılık beklemeden yapılanının fazilet olduğunu belirtir ve şu ayrımı yapar: Karşılık beklenerek yapılan iyilik alışveriştir; karşılıksız yapılan iyilik ahlâktır. Alışveriş, karşı taraf ödemediği gün biter; ahlâk ise karşı tarafa bağlı değildir. (Mâverdî, Edebü'd-dünyâ ve'd-dîn, ihsan bahsi)Bu hadis, çocuğa öğretilmesi en zor derslerden biridir; çünkü çocuk tabiatı gereği adalet ister: "O bana yapmadı, ben niye yapayım?"Bu itiraz haklıdır. Fakat cevabı da vardır: "Çünkü sen onun gibi değilsin. Sen kendi ahlâkına göre davranıyorsun, onun davranışına göre değil."Bu cümle, çocuğa dış dünyaya bağımlı olmayan bir
    55571Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    19 Sept, 04:45

    ARKADAŞ SEÇİMİ TERBİYENİN YARISIDIR«الْمَرْءُ عَلَى دِينِ خَلِيلِهِ فَلْيَنْظُرْ أَحَدُكُمْ مَنْ يُخَالِلُ»"Kişi dostunun dini üzeredir; öyleyse her biriniz kiminle dostluk kurduğuna baksın." (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî, Zühd)Gazâlî, çocuğun kötü arkadaştan korunmasını terbiyenin en öncelikli maddelerinden sayar ve şunu söyler: Çocuğun eğitiminde en çok önem verilecek şey, onu kötü arkadaşlardan korumaktır. Çünkü çocuğun tabiatı taklide yatkındır ve gördüğü kötülüğü, kendisine öğretilen iyilikten daha çabuk kapar. (Gazâlî, İhyâ, Riyâzetü's-sıbyân bahsi)Buradaki incelik şudur: Gazâlî arkadaş seçimini "sosyal bir mesele" olarak değil, terbiyenin doğrudan bir parçası olarak görür. Anne baba yıllarca ne öğretirse öğretsin, çocuğun günün büyük kısmını geçirdiği kişiler o birikimi ya taşır ya da siler.Fakat dikkat: Bu, çocuğu herkesten koparmak demek değildir. Yasaklamak yerine, doğru
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    18 Sept, 12:00

    ÖNCE İTİKAD, SONRA AMEL«بُنِيَ الْإِسْلَامُ عَلَى خَمْسٍ: شَهَادَةِ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ»"İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehâdet, namazı kılmak..." (Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân)İmam Birgivî, halk için yazdığı Vasiyyetnâme'ye itikad bahsiyle başlar ve şunu belirtir: İtikadı bozuk olanın ameli fayda vermez; bu yüzden çocuğa önce iman esasları, sonra ibadetler öğretilmelidir. Sıra tersine çevrilirse çocuk namazı öğrenir fakat kime kıldığını bilmez. (Birgivî, Vasiyyetnâme, itikad faslı)Hadis de aynı sırayı koyuyor: Önce şehâdet, sonra namaz.Bugün pek çok ailede çocuğa önce sûre ezberletiliyor, namaz öğretiliyor; fakat "Allah kim, ne ister, niye ibadet ediyoruz" soruları hiç konuşulmuyor. Çocuk şeklen ibadet ediyor, mânen boş kalıyor.Bugün
    609111Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    18 Sept, 04:45

    ZANDAN SAKININ«إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ»"Zandan sakının; zira zan, sözün en yalanıdır." (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr)İmam Birgivî, dilin ve kalbin âfetlerini sayarken sû-i zannı en tehlikelilerden sayar ve şunu belirtir: Sû-i zan kalpte başlar, dile geçer, sonra fiile döner. Kişi önce kötü düşünür, sonra o düşünceyi doğrulayacak deliller aramaya başlar ve nihayet bulmadığı hâlde bulduğunu sanır. (Birgivî, et-Tarîkatü'l-Muhammediyye, kalbin âfetleri bahsi)Bu mekanizma, anne baba ile çocuk arasında çok sık işler.Çocuk geç kaldı: "Kesin yine oyalandı." Notu düştü: "Demek çalışmıyor." Odasına kapandı: "Bir şeyler saklıyor."Bu zanlar dile döküldüğünde çocuk kendini savunmak zorunda kalır. Ve suçsuz olduğu hâlde savunmak zorunda kalan çocuk, bir süre sonra savunmayı bırakır ve şöyle düşünür: "Nasıl olsa böyle düşünüyorlar."O düşünce kurulduğunda,
    60981Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    17 Sept, 12:00

    BU DİN KOLAYLIKTIR«إِنَّ هَذَا الدِّينَ يُسْرٌ وَلَنْ يُشَادَّ الدِّينَ أَحَدٌ إِلَّا غَلَبَهُ»"Şüphesiz bu din kolaylıktır. Dini zorlaştıran hiç kimse yoktur ki, din ona galip gelmesin." (Buhârî, Îmân)İbn Haldûn, eğitimde şiddetin tesirini anlatırken çok sert bir tespit yapar: Baskı ve dayakla yetiştirilen çocuğun ruhu daralır, neşesi kaybolur, tembelliğe ve yalana yönelir. Zira sürekli ceza korkusuyla yaşayan kişi, kendini korumak için yalana başvurmayı öğrenir ve bu, onun huyu hâline gelir. Böylece terbiye için başvurulan yol, terbiyenin gayesini yok eder. (İbn Haldûn, Mukaddime, ilim ve öğretim bölümü)İbn Haldûn'un işaret ettiği zincir dikkat çekicidir: Şiddet, korku doğurur; korku, yalan doğurur; yalan, karakter olur.Yani dayakla düzeltilmek istenen çocuk, düzelmez; sadece yakalanmamayı öğrenir.Ve bunun en acı tarafı şudur: Yalan söyleyen çocuğa bir kere daha kızılır ve
    65192Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    17 Sept, 04:45

    KOMŞU HAKKI«مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أَنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ»"Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, komşuyu mirasçı kılacak sandım." (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr)Gazâlî, komşuluk hukukunu sayarken şunları zikreder: Hastalandığında ziyaret etmek, sevindiğinde tebrik etmek, sıkıntısında yanında olmak, ihtiyacını gözetmek, evine bakmamak ve kokusu ulaşan bir yemeği ondan gizlememek. Ona göre komşuluk, tercih edilmeden gelen bir kardeşliktir ve bu yüzden imtihanı daha ağırdır. (Gazâlî, İhyâ, Kitâbü âdâbi'l-ülfe ve'l-uhuvve)Çocuk için komşuluk, toplumsal hayatın ilk mektebidir.Kapı komşusunun adını bilmeyen bir evde büyüyen çocuk, insanlarla yakınlık kurmayı öğrenemez. Onun için insanlar, ekranda gördüğü uzak varlıklardır.Oysa komşuluk somuttur: kapıyı çalmak, tabak götürmek, hâl hatır sormak.Bugün için ölçü: Bu hafta
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    16 Sept, 12:00

    EMANETİ SAHİBİNE VER«أَدِّ الْأَمَانَةَ إِلَى مَنِ ائْتَمَنَكَ وَلَا تَخُنْ مَنْ خَانَكَ»"Sana emanet edeni yerine ulaştır; sana hıyanet edene sen hıyanet etme." (Ebû Dâvûd, Buyû'; Tirmizî, Buyû')İbn Kayyim, çocuğa emanet duygusunun küçük yaşta verilmesi gerektiğini belirtir ve şu yöntemi tavsiye eder: Çocuğa taşıyabileceği küçük emanetler verilmeli, onu yerine ulaştırdığında takdir edilmeli ve böylece güvenilirlik duygusu tedricen inşa edilmelidir. (İbn Kayyim, Tuhfetü'l-mevdûd, çocuğun terbiyesi babı)Hadisin ikinci yarısı özellikle önemlidir: "Sana hıyanet edene sen hıyanet etme."Yani emanet, karşılıklı bir anlaşma değil; kişinin kendi ahlâkıdır. Karşı taraf bozsa bile sizin tarafınız bozulmaz.Bu, çocuğa öğretilmesi en zor ve en kıymetli derstir. Çünkü çocuk tabiatı gereği karşılıklılık bekler: "O da bana yapmıştı."Bugün için ölçü: Çocuğunuza küçük bir emanet verin ve
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    16 Sept, 04:45

    ÇOCUĞA İLK ÖĞRETİLECEK: TEMİZ TABİAT«اجْتَنِبُوا الْخَمْرَ فَإِنَّهَا مِفْتَاحُ كُلِّ شَرٍّ»"İçkiden sakının; zira o, her kötülüğün anahtarıdır." (Hâkim, Müstedrek; İbn Mâce, Eşribe — "ümmü'l-habâis" lafzıyla)Kınalızâde, çocuğun tabiatını bozacak şeylerden uzak tutulmasını çocuk terbiyesinin ilk şartı sayar ve şunu belirtir: Çocuk, temiz bir tabiatla doğar; fakat kötü örneklerle, kötü sözlerle ve kötü manzaralarla bu tabiat bulanır. Terbiye, önce bu bulanıklığı önlemek, sonra iyiyi yerleştirmektir. (Kınalızâde, Ahlâk-ı Alâî, çocuk terbiyesi faslı)Bu paylaşım içki hakkında değil; kötülüğün bir "anahtarı" olduğu fikri hakkındadır.Her kötülüğün bir kapısı vardır ve o kapı çoğu zaman masum görünen bir şeyle açılır. Çocuğu asıl korumak, kapıyı kapalı tutmaktır; içeri girdikten sonra çıkarmak çok daha zordur.Bugün için ölçü: Çocuğunuzun hayatında "bunda ne var" dediğiniz şeylere
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    15 Sept, 12:00

    BÜYÜKLERİN YANINDA EDEP«لَيْسَ مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيَعْرِفْ شَرَفَ كَبِيرِنَا»"Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüzün kıymetini bilmeyen bizden değildir." (Tirmizî, Birr; Ebû Dâvûd, Edeb)Gazâlî, çocuğa öğretilecek edepleri sayarken günlük hayattan çok somut örnekler verir: Çocuk, kendisinden büyük biriyle yürürken onun önüne geçmemeli, meclise geç kalmışsa ayakta bekleyip yer aramamalı, büyüğü konuşurken sözünü kesmemeli, önünde uzanıp yayılmamalıdır. Bunlar küçük şeyler gibi görünse de, bir bütün olarak çocuğun kendini nasıl konumlandıracağını belirler. (Gazâlî, İhyâ, Riyâzetü's-sıbyân bahsi)Dikkat edilirse Gazâlî burada duygu değil, davranış öğretir. Çünkü saygı önce bedende öğrenilir, sonra kalbe yerleşir. Kalbe yerleşmesini bekleyip davranışı ertelemek, çoğu zaman ikisini birden kaybettirir.Bugün için ölçü: Çocuğunuza edebi ders olarak değil, hareket
    76982Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    15 Sept, 04:45

    ANCAK MÜ'MİNLE ARKADAŞLIK ET«لَا تُصَاحِبْ إِلَّا مُؤْمِنًا وَلَا يَأْكُلْ طَعَامَكَ إِلَّا تَقِيٌّ»"Ancak mü'minle arkadaşlık et; yemeğini de ancak takvâ sahibi olan yesin." (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî, Zühd)İbn Kayyim, çocuğun korunmasında arkadaş meselesine özel bir yer verir ve şu tespiti yapar: Velinin çocuğu için yapabileceği en tesirli iş, onu bozuk arkadaşlardan uzak tutmaktır. Zira çocuk, kendisine yıllarca öğretilen şeyi, birkaç ay içinde arkadaşından öğrendiğiyle değiştirebilir. (İbn Kayyim, Tuhfetü'l-mevdûd, çocuğun terbiyesi babı)Fakat burada bir tehlike var ve söylenmesi gerekiyor.Bu hadis ve bu prensip, çocuğa "diğer insanlar kötüdür" diye öğretilirse, sonuç dindar bir çocuk değil; kibirli ve yalnız bir çocuk olur.Ölçü şudur: Çocuk herkese iyi davranmayı öğrenmeli, fakat yakın dostunu seçmeyi de öğrenmeli. İkisi farklı şeylerdir ve karıştırıldığında ya kibir ya
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    14 Sept, 12:00

    ÇOCUĞA DUANIN VAKTİNİ ÖĞRETMEK«أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ وَهُوَ سَاجِدٌ فَأَكْثِرُوا الدُّعَاءَ»"Kulun Rabbine en yakın olduğu an secdedeyken olduğu andır; öyleyse secdede çok dua edin." (Müslim, Salât)Kınalızâde, çocuğa ibadetin sadece şeklini değil, ruhunu da öğretmek gerektiğini belirtir ve şunu söyler: Çocuk, namazın rükünlerini öğrenir; fakat namazda ne yaptığını bilmezse, o namaz onun için bir hareket dizisi olarak kalır. Çocuğa "secdede ne söyleyeceğini" öğretmek, namazı canlandırır. (Kınalızâde, Ahlâk-ı Alâî, ibadet terbiyesi bahsi)Bu hadis, çocuğa namazı sevdirmenin en güzel yollarından birini gösteriyor.Çocuğa "namaz kıl" demek yerine, "secdede Allah'a en yakınsın, o zaman ne istersen iste" demek. Bu, çocuğun namazla ilişkisini kökten değiştirir. Namaz artık bir vazife değil, bir buluşma yeridir.Bugün için ölçü: Çocuğunuza secdenin sırrını
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    14 Sept, 04:45

    İSRAFSIZ VE KİBİRSİZ«كُلُوا وَاشْرَبُوا وَتَصَدَّقُوا وَالْبَسُوا فِي غَيْرِ إِسْرَافٍ وَلَا مَخِيلَةٍ»"Yiyin, için, tasadduk edin ve giyinin; israfa ve kibre kaçmadan." (Nesâî, Zekât; İbn Mâce, Libâs)Kınalızâde, malın idaresini ev idaresinin bir parçası sayar ve şu ölçüyü koyar: Malı kazanmak bir hüner, korumak ayrı bir hüner, yerinde harcamak ise en zor hünerdir. Çoğu insan birinciyi öğrenir, ikinciyi ihmal eder, üçüncüyü hiç öğrenmez. (Kınalızâde, Ahlâk-ı Alâî, Tedbîru'l-menzil bölümü)Hadisin son iki kelimesi bütün ölçüyü kurar: israfa ve kibre kaçmadan.Yani sınırı belirleyen şey miktar değil, niyettir. Aynı elbise, ihtiyaç için alındığında helal; göstermek için alındığında bir hastalığın alâmetidir.Çocuk bu ayrımı ancak evde duyduğu gerekçelerden öğrenir."Bu bize lazım" ile "bunu herkes aldı" arasındaki fark, yıllar içinde çocuğun bütün satın alma alışkanlığını kurar.
    81992Open in Telegram
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    13 Sept, 12:00

    İLMİN BEREKETİ«اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا طَيِّبًا وَعَمَلًا مُتَقَبَّلًا»"Allahım! Senden faydalı ilim, temiz rızık ve makbul amel isterim." (İbn Mâce, İkāme; Ahmed b. Hanbel, Müsned)Zernûcî, ilmin sadece çalışmakla değil, bereketle elde edildiğini belirtir ve bereketi getiren şeyleri sayar: Niyetin hâlis olması, hocaya hürmet, kitaba saygı, helal lokma, günahtan sakınmak ve dua. Ona göre bunlar olmadan yapılan tahsil, kişiye bilgi verebilir; fakat o bilgi ne kalbine iner ne de amele dönüşür. (Zernûcî, Ta'lîmü'l-müteallim, ilme sebep olan şeyler bahsi)Bu liste, çocuğun başarısını sadece çalışma saatiyle ölçen anne babalara bir hatırlatmadır.Zernûcî'nin saydığı şeylerin çoğu, çocuğun kendisiyle değil, evle ilgilidir: helal lokma evden gelir, dua evden gelir, edep evden gelir.Yani çocuğun tahsilinin bereketi, ders masasından çok, sofradan ve
  • Aile ve Çocuk Eğitimi

    13 Sept, 04:45

    CENNET ZORLUKLARLA KUŞATILMIŞTIR«حُفَّتِ الْجَنَّةُ بِالْمَكَارِهِ وَحُفَّتِ النَّارُ بِالشَّهَوَاتِ»"Cennet zorluklarla, cehennem ise arzularla kuşatılmıştır." (Müslim, Cennet)İbn Miskeveyh, huyların tedavisini anlatırken şu esası koyar: Bir huyu değiştirmek isteyen kimse, o huyun zıddını isteyerek ve tekrarlayarak yapmalıdır. Nefis önce bundan rahatsız olur, sonra alışır, nihayet o hâli kendi tabiatı sayar. Bu yüzden ahlâk terbiyesi bir düşünce değil, bir alıştırmadır. (İbn Miskeveyh, Tehzîbü'l-ahlâk, huyların tedavisi bahsi)Bu, çocuğa zorluk yaşatmanın neden gerekli olduğunu açıklar.Her isteği anında karşılanan, hiçbir zorlukla karşılaşmayan çocuk mutlu olmaz; dayanıksız olur. Çünkü hiç zorlanmadığı için, zorlanabileceğini öğrenememiştir.Fakat dikkat: Zorluk, çocuğa dışarıdan yapılan bir eziyet değildir. Onun kendi başına yapabileceği bir işi, sabırla ona bırakmaktır.Bug
    79371Open in Telegram