Latest posts

Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
22 Sept, 05:45
Maide: 54:يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَلاَ يَخَافُونَ لَوْمَةَ لآئِمٍ ذَلِكَ فَضْلُ اللّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah sevdiği ve kendisini seven, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. Bunlar Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın, dileğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfü ve ilmi geniştir."İbn Kesîr şöyle der: "Bunlar kâmil müminlerin sıfatıdır ki, kâmil mü'min, kardeşine karşı alçak gönüllü, düşmanına karşı ise izzetlidir." (Muhtasar-ı İbn Kesîr, 2/528)"Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
21 Sept, 05:45
Maide: 51:يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ"Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar. İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğuna yol göstermez."Zemahşerî şöyle der: "Bu, mü'minlerin, dine muhalif olan kimselerden uzak durmalarını ve onlardan ayrılmalarını sağlamak için, Allah'ın sert ve şiddetli bir emridir. Nitekim Rasulullah (s.a.v): "Onların ateşi birbirini görmesin" (Nesâî, Kasâme, 27) yani bir araya gelmesinler, buyurmuştur." (Keşşaf, 2/499) (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
21 Sept, 05:00
Maide: 50:أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ"Yoksa onlar Câhiliyyet kânununu mu istiyorlar?" Burada istifham inkâr ve kınama ifade eder. Yani, onlar senin verdiğin hükmü kabul etmeyip Allah'ın hükmünden yüz çevirerek Câhiliyet kânununu mu istiyorlar?وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ حُكْماً لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ"Yüce ve hikmet sahibi olan Allah'a inanan bir kavim için, Allah'tan daha âdil hüküm veren, Ondan daha doğru beyânda bulunan ve ondan daha sağlam kânun koyan kim vardır?" (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
20 Sept, 05:45
Maide: 44:وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ"Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir." Zemahşerî şöyle der: "Kim Allah'ın indirdiği hükümleri küçümser de onlarla hükmetmezse onlar kâfirler, zâlimler ve fasıklardır." (Keşşaf, 2/496)Ebu Hayyan şöyle der: "Bu âyetin akışından, her ne kadar hitabın Yahudilere ait olduğu anlaşılırsa da, âyet Yahudiler ve diğer insanlar hakkında umumidir." (Ebu Hayyan, el-Bahr, 3/492) (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
19 Sept, 05:45
Maide: 41:Fahr-ı Râzî şöyle der: "Yüce Allah Hz. Muhammed (s.a.v)'e birçok yerde "ey Nebî" lafzı ile hitap etti. "Ey Rasul" lafzı ile ise sadece iki yerde hitap etti. Bunlardan biri,يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ لاَ يَحْزُنكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ"Ey Rasul! İnkârda yarışanlar seni üzmesin"mealindeki âyet, ikincisi ise yine bu sûrede bulunan,يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ"Ey Rasûl, Rabbinden sana indirileni tebliğ et" (Maide: 67) mealindeki âyettir. Bu hitap, şüphesiz şereflendirme ve yüceltme hitabıdır. (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
18 Sept, 05:45
Maide: 41:Berâ b. Âzib'ten rivayet edildiğine göre, tahmim (Zina eden kimseye liflerden örülmüş, ziftlenmiş bir kamçı ile kırk kamçı vurma, yüzünü karalama ve eşeğe tersine bindirip dolaştırarak teşhir etme cezasıdır) cezasına çarptırılarak kırbaçlanan bir Yahudi, teşhir edilmek üzere hayvan üzerinde dolaştırılırken Rasulullah (s.a.v)'ın yanından geçirildi. Rasulullah (s.a.v) onları çağırdı ve: "Kitabınızda, zina edenin cezasını bu şekilde mi buluyorsunuz?" diye sordu. Yahudiler, "Evet" dediler. Sonra Rasulullah (s.a.v) onların âlimlerinden bir adamı çağırdı ve ona: "Mûsâ (a.s)'ya Tevrat'ı indiren Allah aşkına doğru söyle; kitabınızda, zina edenin cezasını bu şekilde mi buluyorsunuz?" diye sordu. Adam şöyle dedi: "Hayır. Böyle yemin verdirmeseydin söylemezdim. Kitapta recim cezası buluyoruz. Fakat bu suç, ileri gelenlerimiz arasında çoğaldı. Biz, ileri gelenlerimizi yakaladığımızda
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
17 Sept, 05:45
Maide: 38:Hırsızın Elinin Kesilmesi Hususunda Bir Kaç SözBatılı bazı kimseler, hırsızın elini kestiği için İslam şeriatını ayıplar, bu cezanın medenî toplumlara yakışmayacak derecede ağır olduğunu iddia eder ve hırsızı caydırmak için hapis cezası vermenin yeterli olduğunu söylerler. Selim bir mantığa dayanmayan bu felsefe neticesinde suçlar artmış; terör olayları çoğalmıştır. Hapishaneler suçlular ve emniyet ve sükûnu tehdit eden teröristlerle dolmuştur. Hırsız, hiçbir şeyden korkmadan emniyet ve sükûnet içinde hırsızlığını yapar. Sadece hapishane korkusu vardır. Orada da, yeme ve giyme ihtiyaçları temin edilir. Beşerî kanunun takdir ettiği ceza süresini bitirdikten sonra oradan çıkar. Şüphesiz ki böyle bir kimse, suç işlemeye daha eğilimli olur ve daha rahat kötülük yapabilir. Günden güne suç sayısının artmasıyla ilgili okuduklarımız ve işittiklerimiz bu tezimizin doğruluğunu
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
16 Sept, 05:45
Maide: 38:Asmaî şöyle der: "Bir gün,وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُواْ أَيْدِيَهُمَا جَزَاء بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِّنَ اللّهِ وَاللّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌâyetini okudum. Sonunu sehven "Allah izzet ve hikmet sahibidir" yerine Allah "çok bağışlayan, pek esirgeyendir" şeklinde okudum. Yanımda bir bedevî vardı. Bana, "Bu kimin sözüdür" diye sordu. Ben: "Allah kelamıdır" dedim. Bedevî: "Hayır, bu, Allah kelamı olamaz, âyeti bir daha oku bakalım" dedi. Âyeti dikkatle tekrarlayınca, doğru olarak okudum. Bedevî: "Evet, işte bu, Allah kelamıdır" dedi. Ben: "Kur'an okumasını biliyor musun?" diye sordum. Bedevî: "Hayır" dedi. Ben: "Öyleyse hata ettiğimi nereden anladın?" diye sordum. Bedevî: "Bre adam, Allah izzet sahibi oldu, hükmetti ve kesti. Eğer bağışlasa ve merhamet etseydi, elbette kesmezdi" dedi." (İbnu'l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr, 2/354) (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
15 Sept, 05:45
Maide: 38:وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُواْ أَيْدِيَهُمَا جَزَاء بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِّنَ اللّهِ وَاللّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ"Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah izzet ve hikmet sahibidir."Bu sûrenin 38. âyetinde, erkek hırsız kadın hırsızdan önce zikredilmiş; Nur sûresinin 2. âyetindeالزَّانِيَةُ وَالزَّانِي"Zina eden kadın ve zina eden erkek" buyurularak, zina eden kadın zina eden erkekten önce zikredilmiştir. Bunun sırrı şudur: Hırsızlığa, erkek kadından daha cür'etlidir, dolayısıyla erkek önce zikredilmiştir. Kadının zina yapması ise daha çirkin ve daha kötüdür. Dolayısıyla, onlardan her birinin bu şekilde getirilmesi makama uygun düşmüştür. (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
14 Sept, 05:45
Maide: 36:إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِي الأَرْضِ جَمِيعاً وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُواْ بِهِ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ"Şüphe yok ki kâfir olanlar, yeryüzündeki her şey ve bunun yanında da bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler onlardan asla kabul edilmez; onlar için elem verici bir azap vardır."Zemahşerî şöyle der: "Bu, azabın onlardan ayrılmayacağını ve onlar için hiçbir şekilde azaptan kurtuluş yolu olmayacağını vurgulayan bir temsildir." (Keşşaf, 2/488)Hadiste şöyle buyurulmuştur: "Kıyamet gününde kâfir getirilerek kendisine: "Ne dersin! Yeryüzü dolusu altının olsa kurtuluşun için onu fidye olarak verir miydin?" diye sorulur. Kâfir "evet" der. Ona şöyle denilir: "Senden bundan daha kolayı yani bana şirk koşmaman istenmişti de sen ona
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
14 Sept, 05:00
Maide: 35:يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَابْتَغُواْ إِلَيهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُواْ فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ"Ey iman edenler! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz." Katâde şöyle der: "Allah'a itaatte ve onun razı olacağı amel ile ona yaklaşın. Allah'ın dinini yüceltmek için cihad edin ki kurtuluşa erip sonsuz nimetleri elde edesiniz." (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
13 Sept, 05:45
Maide: 33:"Allah ve Rasulüne karşı savaşanların ve yeryüzünde düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya öldürülmeleri, ya asılmaları yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır."Enes'ten rivayet edildiğine göre, Ureyne Kabilesinden bir grup, Medine'ye Rasulullah (s.a.v.)'ın yanına geldiler, fakat Medine'nin havasına alışamayıp hasta oldular. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) onları, zekât develerinin yayıldığı yöreye gönderdi. Develerin sütlerini içmelerini, hastalıklarını da bu develerin sidikleri ile tedâvî etmelerini emretti. Adamlar gittiler, bir müddet sonra sağlıklarına kavuşunca Hz. Peygamber (s.a.v.)'in çobanını öldürdüler ve develeri sürüp götürdüler. Rasulullah (s.a.v.) arkalarından bir müfreze gönderip onları yakalattı. Medine'ye getirildiler.
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
12 Sept, 05:45
Maide: 13:يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِ"Onlar kelimelerin yerlerini değiştiriyorlar." İbn Kesir şöyle der: "Allah'ın kitabı Tevrat'ı, indirdiği mânâdan başka bir mânâya yorumlar ve Allah'ın maksadından başka bir mânâya çekerler. Allah'ın söylemediğini O'na iftira ederler." (Muhtasar-ı İbn Kesir, 2/497) (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
11 Sept, 05:45
Maide: 12:وَلَقَدْ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَبَعَثْنَا مِنهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَقِيباً"Andolsun ki Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. İçlerinden on iki de başkan (nakib) göndermiştik."Nakîb, topluluğun büyüğü ve onların işlerini yürüten kimse demektir. Zemahşerî şöyle der: "İsrail oğulları, Firavun'un helak olmasından sonra Mısır'da yerleşince, Allah onlara Suriye bölgesindeki "Eriha"ya gitmelerini emretti. Bu bölgede zorba Ken'anlılar yaşıyordu.Allah İsrail oğullarına: "Eriha'yı sizin için yerleşecek bir yurt ve karargâh olarak yazdım. Orada bulunanlara karşı cihat edin. Şüphesiz ben sizin yardımcınızım!" buyurdu ve Mûsâ (a.s)'ya her kabileden bir başkan seçmesini emretti. Bunun üzerine Hz. Mûsâ (a.s) başkanları seçti ve onlarla birlikte yola çıktı. Ken'an topraklarına yaklaştıklarında Hz. Mûsâ (a.s) onları Ken'anlılar hakkında gizlice haber toplamaya
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
10 Sept, 05:45
Maide: 11:Nadîroğulları, Rasulullah (s.a.v.)'ın başına değirmen taşı atmak ve Rasulullah (s.a.v.) ve Ashabı ile yaptıkları ahdi bozmak istediler. Bunun üzerine Yüce Allah;يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اذْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَن يَبْسُطُواْ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ"Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti." âyetini indirdi. (Muhtasar-ı İbn Kesir, 2/496) Burada "el uzatmak" tabiri, yakalamak ve öldürmekten kinayedir. "Ellerini çekmek" ise, engellemek ve durdurmaktan kinayedir. (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
10 Sept, 05:00
Maide: 21:يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الأَرْضَ المُقَدَّسَةَ الَّتِي كَتَبَ اللّهُ لَكُمْ"Ey kavmim, Allah'ın size vatan olarak yazdığı mukaddes toprağa girin." Beyzâvî şöyle der: "Burası Kudüs topraklarıdır. Burası peygamberlerin karargâhı ve mü'minlerin meskeni olduğu için buraya "arz-ı mukaddes" denilmiştir." (Beyzâvî, 148) İçerisinde temiz peygamberler yaşadığı için Kudüs'e, "Mukaddes (temiz) topraklar" ismi verildi. Böylece peygamberler sayesinde temiz ve şerefli oldu. Zarf, mazruf ile güzelleşti."Allah'ın size yazdığı"ndan maksat, babanız İsrail'in diliyle size vadettiği ve sizin olmasına hükmettiği yer demektir. Zorbalardan korkarak gerisin geriye dönmeyin. Yoksa kaybedersiniz. Teshil yazarı şöyle der: "Rivayet edildiğine göre Hz. Musa kavmine mukaddes topraklara girmelerini emrettiğinde kavmi orada bulunan zorbacılardan korktu ve Mısır'a dönmek istedi." (Teshil, 2/173) (Maide
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
9 Sept, 05:45
Maide: 77:"De ki: "Ey Kitab ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden sapmış olan ve birçoklarını da saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayın."Kurtubî şöyle der: "Yahudiler, Hz. İsa hakkında, onun meşru çocuk olmayıp veled-i zina olduğunu söyleyerek aşırı gittiler. Hıristiyanlar da, onun ilâh olduğunu söyleyerek aşırı gittiler. Burada "saptılar" fiilinin tekrar edilmesi, Yahudi ve Hıristiyanların önceden de, sonradan da hak yoldan sapmış olduklarına işarettir. Burada sapan ve saptıranlardan maksat, Yahudi ve Hıristiyanların ileri gelenlerinden sapıklıkta çığır açan ve o yolda yürüyenlerdir." (Kurtubî, 6/652) (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
9 Sept, 05:00
📢ikinci el islami kitap paylaşım îlan platformu SahafIslam ve uygulamaya ait site, grup ve kanal:Grup: @sahafislamKanal: @nadirsahafweb sitesi: www.sahafislam.comAndroid İndirme Linki: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mcesen.sahafislamIOS İndirme Lİnki: https://apps.apple.com/tr/app/sahafislam/id6758525773(Uygulamaya yüklenen ilanlar kanallarda paylaşılmaktadır)Google PlaySahafIslam - Apps on Google PlayA platform for buying, selling, and advertising Islamic books. A place where booksellers and readers can connect.
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
9 Sept, 05:00
Maide: 75:İbn Kesir şöyle der: ""Annesi çok doğru kadındır" âyeti, İbn Hazm ve diğerlerinin iddia ettiği gibi Hz. Meryem'in peygamber olmadığını gösterir. İbn Hazm ve onun görüşünde olan diğer kişiler, meleklerin Hz. Sâre ve Hz. Meryem ile konuşmalarını delil göstererek, Hz. Meryem'in, Hz. Sâre'nin ve Hz. Musa'nın annesinin peygamber oldukları kanaatindedirler. Cumhur ise,وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ إِلاَّ رِجَالاً نُّوحِي إِلَيْهِمْ فَاسْأَلُواْ أَهْلَ الذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ"Biz senden önce de, elçi olarak, ancak kendilerine vahyettiğimiz erkekleri gönderdik" (Enbiyâ sûresi, 22/7) âyetine dayanarak peygamberlerin sadece erkeklerden gönderildiği görüşündedir. Eş'arî bu hususta icmâ bulunduğunu söyler." (Muhtasar-ı İbn Kesir, 2/537) (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Tefsir Dersleri (تدارس القرآن)
8 Sept, 05:45
Maide: 75:مَّا الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ إِلاَّ رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ الرُّسُلُ وَأُمُّهُ صِدِّيقَةٌ كَانَا يَأْكُلاَنِ الطَّعَامَ"Meryem oğlu Mesih ancak bir rasuldür. Ondan önce de rasuller gelip geçmiştir. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi."Burada, yemek yiyen bir kimsenin, mutlaka onu çıkarma ihtiyacı hissedeceğine latîf bir işaret vardır. Bu durumda olan kimseye nasıl ibadet edilir? Veya onun ilâh olduğu nasıl düşünülür? (Maide Sûresi Tefsîri) @mufessir Telegram Kanalı
Related Channels
Other channels in the same section of the catalogue.
